Myra

Myra, günümüz Türkiye’sinde Antalya İli’nin Kale (Demre) ilçesinin yer aldığı bölgede bulunan antik bir Likya kentidir. Alacadağ, Akdağ (Massikytos) sırası ve Ege Denizi arasında Demre Çayı (Myros) tarafından taşınan toprakla oluşmuş verimli alüvyon ovasına kurulmuştur.

Myra

[img src=http://www.oguzsevim.com/wp-content/flagallery/myra/thumbs/thumbs_myra2x.jpg]511
[img src=http://www.oguzsevim.com/wp-content/flagallery/myra/thumbs/thumbs_img_0127.jpg]470
[img src=http://www.oguzsevim.com/wp-content/flagallery/myra/thumbs/thumbs_img_0144.jpg]390
[img src=http://www.oguzsevim.com/wp-content/flagallery/myra/thumbs/thumbs_img_0151.jpg]320
[img src=http://www.oguzsevim.com/wp-content/flagallery/myra/thumbs/thumbs_img_0175.jpg]310
[img src=http://www.oguzsevim.com/wp-content/flagallery/myra/thumbs/thumbs_img_0174.jpg]280
[img src=http://www.oguzsevim.com/wp-content/flagallery/myra/thumbs/thumbs_img_0168.jpg]280
[img src=http://www.oguzsevim.com/wp-content/flagallery/myra/thumbs/thumbs_img_0167.jpg]280
[img src=http://www.oguzsevim.com/wp-content/flagallery/myra/thumbs/thumbs_img_0123.jpg]230
[img src=http://www.oguzsevim.com/wp-content/flagallery/myra/thumbs/thumbs_img_0106.jpg]230
[img src=http://www.oguzsevim.com/wp-content/flagallery/myra/thumbs/thumbs_myra3x.jpg]200
[img src=http://www.oguzsevim.com/wp-content/flagallery/myra/thumbs/thumbs_myra4x.jpg]180
[img src=http://www.oguzsevim.com/wp-content/flagallery/myra/thumbs/thumbs_myra51x.jpg]150
[img src=http://www.oguzsevim.com/wp-content/flagallery/myra/thumbs/thumbs_myra52.jpg]180
[img src=http://www.oguzsevim.com/wp-content/flagallery/myra/thumbs/thumbs_myra6x.jpg]160
[img src=http://www.oguzsevim.com/wp-content/flagallery/myra/thumbs/thumbs_myra7x.jpg]170
[img src=http://www.oguzsevim.com/wp-content/flagallery/myra/thumbs/thumbs_myra9x.jpg]202

Bazı araştırmacılar Myra’nın Arzawa’nın Mira’sı ile aynı yerleşim yeri olduğunu düşünse de kanıtlanmış böyle bir bağlantı yok. Myra Likya ittifakının (M.Ö. 168 – 43) bir üyesi olmadan önce Myra ile ilgili ele geçirilmişdem yazılı bir kaynak yoktur; Strabo’ya (14:665) göre ittifakın en büyük kentlerinden biriydi.
Yunan halk kentin koruyucu tanrıçası olan Artemis Eleutheria’ya tapmışlardır. Zeus, Athena ve Tike’ye de tapılmıştır.
Likya ve Roma dönemlerine ait olan kentin harabelerinin çoğu alüvyon tortuların altındadır. Antik tiyatronun üstündeki dağda bulunan akropol büyük ölçüde tahrip olmuştur. Tiyatronun yakınında hamam ve bazilika olabilecek geç dönem kalıntıları görülmektedir. Açıkhava tiyatrosu 141 yılında bir depremde yıkılmış fakat daha sonra tekrar yapılmıştır.
Myra’da iki Likya nekropolü vardır, bunlar tiyatronun üzerindeki kayalıkta ve onun doğusunda nehir nekropolü olarak adlandırılan bölgede toplanmıştır. Kaya mezarlarının çoğu uzaktan büyük bir ev gibi görünürler, bazıları da tapınak şeklindedir. Nehir nekropolünün en dikkat çeken mezarı gezgin Charles Fellows’ın 1840 yılında kaya mezarlarını gördüğü zaman hala kırmızı, sarı, mavi ve mor renkleri seçebildiğini söylediği “Resimli Mezar”dır, günümüzde bu renkler görülemez sadece kırmızı ve mavi renklerden izler vardır. Bu mezarda diğer bir dikkat çeken şey gerçek ölçülerde kabartma şeklinde yapılmış on bir insan figürüdür.

Myralılar limanları Andriake’yi korsanların baskınlarına karşı korumak için nehrin ağzına zincir germişlerdi. Bu zincir M.Ö. 42’de Marcus Junius Brutus tarafından para toplamak amacıyla Myra’ya gönderilen komutan Lentulus Spinther tarafından şehre girilirken kırılmıştır.

Hıristiyanlığın ilk zamanlarında Myra Likya’nın metropolüydü. Aziz Pavlus M.S. 60’da Roma’ya giderken limanında gemi değiştirir. Günümüzde Noel Baba olarak da bilinen Aziz Nicholaos 4. yüzyılda Myra’nın piskoposluğunu yapıyordu. 408 ile 450 yılları arasında imparatorluğun başında olan II. Teodosius zamanında Aziz Nicholaos’ın Myra’da başpiskoposluk yaptığı ve Myra’nın Likya’nın başkenti olduğu bilinmektedir.

Kuşatmalar
809 yılındaki kuşatmanın ardından Myra Abbasi halifesi Harun Reşid’in emri altındaki birlikler tarafından ele geçirildi. Bu olayı takip eden yıllarda kent gerileme dönemine girdi. 1034 yılında Araplar tarafından denizden yapılan saldırılar sonucu Noel Baba Kilisesi zarar görmüştür. I. Aleksios Komnenos döneminin (1081 – 1118) başlarında, Myra bu kez Selçuklular tarafından ele geçirildi. Kargaşadan faydalanan Bari’li denizciler kilisedeki rahiplerin itirazlarına rağmen Aziz Nicholaos’nın kemiklerini 20 Nisan 1087 tarihinde alıp 9 Mayıs 1087 tarihinde Bari’ye getirdiler.

Kaynak : tr.wikipedia

5 thoughts on “Myra

  1. Oguz bey merhaba bu guzel mekana 2 kere gıttım en son 20 gun evel oradaydım tarıf edılmez gorulur sızde acıklamalarıylan beraber gorsel olarak bızlere aktarmıssınız kutluyorum sızı

    (bayar28)

  2. Çok titizlikle hazırlanmış.
    Bir çok arkadaşıma yollayacağım.
    Emeklerinize sağlık,selamlarımla…

    İsmail Ertin Nazilli-Aydın

Yorum yazabilirsiniz

Translate »
%d bloggers like this: