Çavuştepe Bir Urartu kalesi

Van’ın 24 km. güneydoğusunda Gürpınar Ovası’ndaki Bol Dağları’nın uzantısındaki bir tepe üzerinde kurulmuştur. Sarduruhinili Urartu Dilinde Sardur’un kurduğu kent anlamındadır.

Çavuştepe Kalesi Van’a 25, Gürpınar’a da 10 km. uzaklıkta, Van-Hakkari karayolu üzerindedir. Urartu Kralı II.Sarduri’nin MÖ. 764-735 yılları arasında yaptırmış olduğu bu kalede 1961-1986 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nden Prof.Dr.Afif Erzen kazılar yapmıştır. Bu kazılar sırasında Aşağı ve Yukarı kale, ana giriş kapısı ve diğer yapılar ortaya çıkarılmıştır.

Kale Aşağı ve Yukarı olmak üzere iki bölümden meydana gelmiştir. Kurucusundan ötürü “Sarduhinili” olarak isimlendirilen bu kale iri blok taş ve moloz taştan meydana gelmiştir. Yukarı Kale, Aşağı Kale’den 30 m. yükseklikte olup, içerisinde Haldi Mabedi ile Urartu Tanrısı İrmuşini’ye ait Açık Hava Mabedi bulunmaktadır. Aşağı Kale’de ise yapı kalıntılarına ait temeller, depolar ve mahzenler bulunmaktadır. Ayrıca kalenin sarayı da yine Aşağı Kale’dedir.

Kaleyi çeviren sur duvarları 800 m. uzunluğundaki bir alanı kaplamaktadır. Sur duvarları kalker blokları halinde doğrudan doğruya ana kayaya oturtulmuştur.

Kale Urartu Krallığı’nın en parlak döneminde yapıldığından, Urartu mimarlığının görkemi görülmektedir. Günümüze kadar sağlam olarak kalan 5-6 m. yüksekliğindeki kale duvarları ana kayaya yapılan su sarnıçları, su biriktirme yapısı,kült merkezi, kaya poterni, iki ayrı tanrı için yapılan tapınak ve saray yapılarında görülen özenli işçilik krallığın gücünü yansıtmaktadır. Bir diğer özelliği de bölgenin en önemli kült merkezi olmasıdır. İki ayrı tanrıya yapılan kült merkezleri, diğer Urartu kalelerinde görülmemektedir.

Gürpınar Ovası Bol Dağı kayalıklarında yer alan Çavuştepe Kalesi askeri ve ekonomik amaçla kurulmuştur. 300 km. uzunluğundaki, Başkent Tuşpa’dan güneydoğu yönüne devam ederek Çavuştepe Kalesi’nin kuzey eteğinden geçen ünlü Ordu Yolu, Urartu Krallığı için çok önemlidir. Yol, günümüzde Irak toprakları içinde kalan Kelişin Geçidi ve Muşaşir/Ardini Tapınağı’na kadar uzanmaktaydı.

Aşağı ve Yukarı Kale diye ayrılan Çavuştepe’yi ortadaki ana giriş kapısı birleştirmektedir. Ana giriş kapısından doğuya giden yol, Yukarı Kale’ye çıkmaktadır. Kare planlı olan Yukarı Kale, Aşağı Kale’ye göre oldukça küçüktür. Yukarı Kale’de etrafı sütunlu galerilerle çevrili bir tapınak kalıntısı, ortada ise Tanrı Haldi için yapılmış kare planlı bir başka tapınak daha vardır. Aşağı Kale’mdeki tapınak gibi bu tapınağın kapısı da doğuya bakmaktadır. Tapınak çok tahrip olmuştur. Bunda Ortaçağ yerleşimlerinin burayı ev olarak kullanmalarının etkisi büyüktür.

Yukarı Kale’de tapınak ve avlusundan başka bir şey bulunamaması burasının tamamen Tanrı Haldi’ye adandığını göstermektedir.

Aşağı Kale, batı yönün doğru uzanmakta olup, ana giriş kapısının batısından Uç Kale’ye kadar olan alan içinde çok sayıda çeşitli meslek dallarına ait atölye binaları vardır. Bunlar Kale’nin inşasından çok sonra M.Ö. 7. yüzyılda yapılmışlardır. Uç kale dikdörtgen planlıdır ve kalker taşları, hiçbir Urartu merkezinde rastlanmayan güzellikte cam gibi pürüzsüz işlenmiştir. Taş duvar üzerine iki kat yapıların yıkıntıları arasında 5 adet “T” biçimli siyah andezit kör pencere bulunmuştur. Urartu bronz levhaları ile Adilcevaz taş kabartmalarında çok katlı binalar üzerinde bu tür kör pencerelerin nasıl durdukları açık bir şekilde görülmektedir. Uç Kale zemin odalarında da ele geçen silahlar arasındaki bazı miğferler üzerinde silah deposunun II. Sarduri’ye ait olduğunu gösteren çivi yazısı bulunmaktadır.

Çavuştepe Kalesi’nde bunlardan başka depo binaları, Tanrı İrmuşini’ye ait tapınak (Girişin solundaki andezit bloklar üzerinde Kral II. Sarduri’nin iki taş üzerindeki adak yazıtı vardır. Üçüncüsü ne yazık ki kayıptır), tapınağın batısında yan yana uzanan çok sayıda atölye, atölye odalarının birer kapı ile açıldığı koridor, bu koridorla geçilen batıdaki saray, su sarnıçları, tuvalet (bu alaturka tuvalet şu anda dünyanın en eski tuvalet örneğidir) fosseptik çukuru, kanalizasyon sistemine ait kalıntılar bulunmaktadır. Sarayın kuzey sur duvarından başlayan ve ana kayaya özenle oyulmuş derin bir kaya yarığı (poterni) bulunmaktadır.

Kaynak . kenthaber.com

Çavuştepe kalesi sorumlusu Mehmet Kuşman

Dünyada 38 kişi Urartuca biliyor ve 37`si akademisyen. Vanlı Mehmet Kuşman ise hiçbir eğitim almadan kendi çabalarıyla öğrendiği dili okuyor ve yazıyor. Bekçiliğini yaptığı kalenin içinde de kendisini bir Urartu gibi hissediyor

VAN`DA yaşayan 66 yaşındaki Mehmet Kuşman, Urartu dönemine ait 2 bin 700 yıllık Çavuştepe Kalesi`nde tam 41 yıldır bekçilik yapıyor. Bir yıl önce 65 yaş haddinden emekli olan Kuşman, hiçbir ücret talep etmeden valilik onayıyla tekrar atandı.

`KRALI DUYUYORUM`

1967 yılından beri aynı kalede bekçilik yapan Kuşman, ilk 25 yıl duvardaki yazıları anlamaya çalışarak ve kaleye gelen kazı ekiplerinden harflerin isimlerini öğrenerek Urartu dilini çözmüş. Urartu metinlerini hem okuyup hem de yazabilen Kuşman `Yıllar sonra duvarlardaki yazıları okuyunca adeta bir sis perdesi kalktı. Kalede yalnızken onları duymaya, konuşmaya ve kendimi bir Urartu gibi hissetmeye başladım. Koridorlardaki çocukların, hizmetkarlarına emirler veren kralın ayak seslerini duyuyorum` dedi.

DÜNYADAKİ 38 KİŞİDEN BİRİ

MİLATTAN önce 700`lü yıllarda tarih sahnesine çıkan Urartular, Van`ı başkent yaptı. Yaklaşık 500 yıl sonra da Asurlular`a yenilerek tarihten silindiler. Bu dili günümüzde 23`ü Türkiye`de olmak üzere dünyadaki büyük üniversitelerde görevli 37 akademisyen biliyor. Kuşman ise 38`inci kişi. Ancak Kuşman akademisyenlerden farklı olarak, yüksek eğitimi bulunmayan bir bekçi. Bu özelliği nedeniyle Kuşman, ulusal ve uluslararası basında da sık sık yer alarak dünyaca üne kavuştu. Geçen yıl İsviçre`deki Heiderbers Üniversitesi de kendisini ülkeye davet etti.

Kaynak. kenthaber.com

21 thoughts on “Çavuştepe Bir Urartu kalesi

  1. merhaba! kocaeli üniversitesi profesyonel turist rehberliği okuyorum çavuştepe konulu bır sslayt gosterım oldukaynak olarak bircok bilgiyi sayfanızdan edindim tüm bilgiler için teşekkürler

  2. Sn Serper, övgü dolu sözleriniz için teşekkürler, abartılı photoshop çalışmalarım ilk döneme denk gelenler, haklısınız 🙂

  3. Sn. Oğuz bey,
    Yaptığınız işi takdirle karşılamamak elde değil. Gezilerinizi boşa harcamıyorsunuz. Gidemeyenler ve göremeyenler için de göz oluyorsunuz. üstelik bu uğraşı hiç bir karşılık beklemeden, pür amatör olarak yapıyorsunuz. Geriye dönüp baktığınız zaman ne kadar çok şey biriktirdiğinizi göreceksiniz.Bu kıvanç size yeter de artar bile. Bir de küçücük eleştirim var ama …şu photoshoplar !!!

  4. Sevgili Teo Sumer, Asur, Hitit, Urartu konularında kendimce araştırma yaparken senin yayın alanınla kaşılaşmış olmak büüyk mutluluk oldu benim için. Eski kültürlerimizi az da olsa gezerek okuyarak öğrenmeye çalışıyorum. Özlü güzel anlatımların ile fotoğraf çalışmalarından dolayı kutlarım seni. Herşey gönlünce olsun Teo! Ömer F.

  5. Oğuz’cum,
    Web siten çok güzel tebrik ederim, bilgi ve fotoğraflar gerçekten harika,
    Tuncer

Yorum yazabilirsiniz

Translate »
%d bloggers like this: